DESTİ İZDİVAÇ Esra Erol
- devamlı
surette gördüğüm ama bir türlü oturup seyretmeyi akıl edemediğim,
postmodern görücü usulünün son uygulayıcısı enteresan program. dün
seyretmeyi akıl edip şöyle bir baktım da... ;
henüz yirmi sekizinde dünya güzeli bir kızcağız, oturmuş tv stüdyosuna "koca" bekliyor. bir genç de çıkmış talipli adında, paravan kurulmuş, bir tarafında kızımız, diğer tarafında genç, telefonda gencin annesi, fonda "halk" ve sunucu bayan... (bu paravan bir gelenekmiş; hep kurulurmuş ve taraflar önce birbirini görmeden, konuşarak tanışırlarmış ve sonra paravan açılırmış.) halk ve sunucu bayan, hiç üşenmeden, çekinmeden, hemen orda görüp tanıdıkları gencimize "evliliğe hazır olduğu" iddasıyla kefil oluveriyorlar. kızımız mutlu, müstakbel kaynana mutlu, genç heyecanlı. bu arada, olmazsa olmaz (-mış) "elektrik kontrolü" yapılıyor; gençle kız elele tutuşuyorlar ve arada bir etkilenme, elektriklenme olup olmadığına bakılıyor. evet, yoğun bir elektriklenme olduğunu ben oturduğum yerden hissedebiliyorum, oldu bu iş. kontrol de tamam olduğuna göre, gençlerimiz elele ve güle oynaya, tezahüratlar eşliğinde içeri yollanıyorlar. hafiften duygulanmaya başlıyorum ben de.
ben duygulanmaya devam ededurayım, bir bayan geliyor bu sefer de; elli yedisinde oldukça bakımlı ve güzel olan bu bayan, çalışmaktan fırsat bulup evlenemediğinden yakınıyor. aradığı erkek için yaş aralığı belirtiyor: elli beş- yetmiş. "halk" tepkisini "aaaaaa!"larla belli edince ve "yetmiş fazla, altmış olsun!" diyince, koca arayan kadıncağız tüm "beni sizler varettiniz"ciliğiyle "siz nasıl isterseniz, sizi mi kıracağım?!" diyor. bu teslimiyetçilik, "sizin hatırınıza çiğ tavuk yerim, halkımcım benim"cilik beni daha da fazla duygulandırıyor. ağladım ağlayacağım. ben ağlamaklı olmakla meşgulken kadın kendisine gelecek "talip sms'leri"ni beklemek üzere içeri yollanıyor.
derken, sahne ve oyuncular, pardon, eş arayan istekliler değişiyor. bu sefer gelen bayan, kendisi için gelen iki taliplisinden birini "evindeki mutfak dolaplarını evleneceği bayanın zevkine bıraktığı için" seçiyor ve hemen orda o kişiden evlenme teklifini alıveriyor. ben artık sonsuz heyecanlardayım ve ağlamamak için kendimi zor tutuyorum; bir yuva kuruluyor ekranda, kolay mı? önce petek dinçöz'ün mutluluğuna "naklen" şahit olan bu bünye, programın başından beri aldığı "elektrik" ten sonra -bu çiftimize de elektrik testi uygulanıyor tabi, onsuz olur mu? ten uyuşmazlığı denen birşey var- bu kadar duygusal yoğunluğu birden kaldırabilir mi? dayanamıyor bünye tabi ve salıveriyor tüm birikimini yaşlar halinde heyecandan ve mutluluktan titreyen yanaklarımdan aşağı umarsızca. mutluluk dedikleri şey bu olsa gerek.
şimdi, lütfen, sizden rica ediyorum değerli dostlar, o dünya güzeli genç kızımızın kendi çevresinde neden kafasına uyan bir talip aramadığına takılmayalım. ya da o elli yedisindeki kendine güvenen, bakımlı, ayakları yere basan, ekonomik özgürlük sahibi kadının neden buralara "düştüğünü" de sorgulamayalım. bir kadının ilk kez gördüğü, nasıl bir aileden geldiğini bile bilmediği bir adama nasıl anında "he" diyebildiğine da takılmayalım.
biz, bir tarafta namus cinayetleri işlenirken canım ülkemde, "biz evleniyoruz" tarzı programların reyting rekorları kırdığına şahit olmuş bir nesiliz. keza, normalde bir komşusunun kızı o programa katıldığında çekinmeden o kızı namussuz ilan edecek olan yurdum babasının köyünden kalkıp gelip bu programların yapıldığı stüdyolarda kızının falanca gençle yakınlaşmasını yorumladığını gören insanlarız biz. bunlar da şaşılacak şey mi allah aşkına?
- evlenme
işini oldu bittiye getiren program ulen ben bile çıkacağım kız için 50
kere düşünürüm bunlar direk tipi görüp elektriğim tuttu hemen evlenelim
anlayışında. yok benim niye elekriğim tutmuyor o nasıl bişi ya?
- flash tv'de yayınlanan bir program(mış).
mesai çıkışı bakkalıma gittim. günlük rutin alışverişimi yapmak için.
- abi bi sigara, 3 yumurta, bi de ekmek alam ben.
+ yaşın kaç senin hiçbirşeydiyen?
- 30'a ramak kaldı abi. hayırdır?
+ küçükmüşsün sen ya. yoksa şu kızı (tv yi göstererek) alırdık sana.
- o kim abi ya?
+ ya işte bu programda evde kalanları falan evlendiriyorlar. ama sen daha gençmişsin.
- ... (amına koyim senin abi)
+ hergün böyle "yumurta makarna yumurta makarna" valla acıyom abim sana.
- hayırlı işler usta (acıyosan, bigün olsun bi tabak da olsa evinde pişen yemekten yollasana göt lalesi)
- gece tekrarını final dönemi gördüğüm ve 2 dersten kalmamı sağlayan beni kitleyen beynimin durmasına sebep veren program.
- -gayemiz siz acizaneyi taciz etmek değil bilakis efkari umumiyede izdivac eylemektir.
cevab-ı müspetiniz kalb-i harabımın tamirini temin edeceğinden desti izdivacınıza talibim.
hatunun cevabı:
-mahremi suratınıza silleyi osmaniyeyi nakşedersem şayet sekteyi kalpten terki hayat eylersiniz. - en azından gerçek diyebileceğimiz evlilik programı
- bir insanın kendisini max. derecede küçültebileceği program.
- sunucusunun kendisine idol olarak sabahların sultan'ı aldığı program.
kendisini gördüğümde nedense ara mahallelerde kapı önünde çekirdek çitleyip dedikodu yapan kadınlar aklıma geliyor.
- türk
televizyonculuğunun çaresizliğinden , üretememe sıkıntısınından ,
tembelliğinden doğup büyümüş , geniş zaman dilimi içerisinde vahim bir
şekilde büyük kanallar tarafından transfer edilmiş program .
- bir
gecede star tv tarafından; sunucusunun, format ve içeriğinin, orijinal
isminin, tüm kadrolu ve sözleşmeli ekip elemanlarının bir manada
çalındığı samimi flash tv programı. parayı basanın her şeyi ele
geçirebilmesi ne kadar acı.
- türkiye'nin
en muhteşem,hayat değiştiren programı.televizyonsuz günlerimde
misafirlik sırasında gördüm de bu programı yanılmıyorsam 5 dakika
içinde olaylar şu sırayla gerçekleşti
-akılalmaz,gönül kabul etmez,göz desen kaçar gider bir abi,yanlış farketmediysem martha stewart 'ı tarif edip,aha böyle bir kadın isterem dedi.
-abiyi yolladılar,programın güzel ve gariban(zira o ortamın çocuğu olmadığını anlamak çok zor değil) sunucusu esra kimin istekte bulunacağını sordu
-dişsiz bir abla bu soruya yanıt olarak,mikrofonu eline aldı ve bulunduğu zor durumdan bahsetti,aç kaldığından,hasretten bahsetti.gözler doldu.
-sonra bu abla beldeiye başkanlığına adaylığını koydu esra'nın verdiği hediyelerden gazla. (cidden)
-sonra da tam olarak hatırlamadığım bir sebepten bir anda herkes oynamaya başladı.
benimse bu 5 dakika içinde hayatım değişti.zira bu 5 dakika içinde kız arkadaş çıtan 25 metre daha yükseldi,iki beyaz eşya ile belediye başkanı olunabilceğini çözdüm,hiçbir güzellik için dayanılmaz şeyler yapılmamalıymış onu anladım.değiştim sözlük.
a
- yeni sunucusunun, eski sunucusunu taklit ederek oynadığı televizyon programı. aman diyeyim
- yeni
sunucusunun, "eskiyi taklit edicem, samimi olucam neşeli olcam" diye,
ağzına yüzüne bulaştırdığı, gelenleri evlilikten soğuttuğu program.
yahu kadın, yalnız yaşamak istemediği için evlenmek isteyen bir amcaya,
-ohoo amca senin artık 10. bahar olmuş
dedi. seyirciden gelen
-aa olur mu ikinci bahar ikinci!
tepkilerine cevaben hanım kızımız,
-olur mu öyle baksanıza yahu çoktan geçmiş amcamdan
demez mi? der. dedi ki.
yahu sen orda, insan evlendiriyorsun. insan ol az. bir itici bir itici aman yarabbi, kimin yeğenidir, kimin kızıdır bilemedim. koy oraya i, bak nasıl sempatik oluyor, nasıl güzel sunuyor programı.
- evet gızım. rakın kok gibisin, bu bey çadır kurmak istiyo. ne diyim? tamam mı diyim, devam mı diyim?
- ay yok olmaz, elektrik alamadım ben.
- konuşma leyn !
mutlu son.
- vazelinsiz,
kremsiz.. öhm sunucunun çok cırtlak bir sesi var ve benim lanet bir ev
arkadaşım var. her kafamız iyi olduğunda gece tekrarında zorla
izletiliyorum bu programı ve onun bayağı ne idüğü belirsiz kadın
sunucusunu.
cümlesinin sonuna yapmacıkça yapıştırdığı heyecanlandırma efektiyle seyirciyi azdırma gayesi güden bu kadının programı ruhumu kirletti defalarca. bir sürü insanın evlenmek adına kimi gerçek kimi kurgu, çirkef seyircilerin alaylarına, hakaretlerine maruz kaldığı programın sunucusu bu kadın ve insaniyet namına hiçbir şey yapmıyor ya, deli oluyorum. o yüzden en çok buna bi de stüdyodaki seyircilere amaçsızca küfrediyorum kimi zaman.
kendisine buradan açık mektup: herhangi bir ortamda karşılaşırsak seni cezalandıracağım, kaçışın yok.
bir sunucuymuş bu, esra erol'la alakası yokmuş ama o da kurtuldum zannetmesin.
- annemin
kanal değiştirmeden önce çok eğlenerek izlediği saçma salak bir
program. sunucu da bir garip, karar veremiyor seda sayan gibi mi
davransın, yoksa esra ceyhan gibi mi.
- kafamı
iyice kızdırdıkları bir gün arayıp " merhaba ben volkan, hollanda'dan
arıyorum, 2500 avro maaşım var, ihsan amcaya talibim." diyip
stüdyodakilerin devrelerini yakacağım program. sunucu için taleplerinde hızlı bir artış gözlüyorum.
- saklambaç
formatlı (paravanlı falan işte), içine seda sayan esintileri katılan,
50 yaş üstü bayanları televizyon karşısından kaldırmayan, gençlerin
genelde alay etmesine rağmen genç katılımcılarında görüldüğü, artık 2
kanalda birden yayınlanan program.
- esra erol'la izdivaç adı altında star tv'de artık.
pardon desti izdivaç da durmaktaymış hala . dobra dobra da böyle ikiye bölündüydü bir amip misali.
- çok
ilginç bir seyirci toplulukları var. yavaş yavaş yeni kelimeler, yeni
kalıplar üretiyorlar. en yeni örneği de, daha düne kadar çalan oynak
müziklere sadece oynamakla yetinirken, bugün "höttürü höttürü" diye
eşlik etmeye başladılar. hakkaten "höttürü" diyorlar ama. hepsi birden.
korkuyor insan. isteseler dünyayı bile ele geçirebilirler, buna
inanıyorum. ayrıca köpek gibi izliyorum evet.
- vatandaşlarımızın
çoğu bu programda ki bazi diyalogları sokakta duysa ''amanın fuhuş
pazarlığı yapıyorlar''diyerek ayıplar.ancak benzer diyaloglar bu
programda sıklıkla tekrarlanıyor olmasına rağmen bu durum özellikle
orta yaş üzeri vatandaşlarımızın daha çok ilgisini çekiyor ve program
reyting alıyor.
- adam
60 yaşında.hayatı boyunca yalnız.çıkıyor ekrana, hayatı boyunca
bulamadığını o bir saat içerisinde istediğinden de fazla buluyor.
yavşak sunucu beyanatı :ay telefonların ardıarkası kesilmiyor nuri amca , ne kısmetliymişsin ahahaha !
bunun anlamı nedir çözemedim.bu iyi bir şey midir?
aşk güzel şeydir vesselam.içi boşalmadığı sürece.hele tesadüflü aşkların hastasıyım. anlatılanlar gibi.
ama evleneyim de evleneyim diye tutturan , kasap vitrinindeki et gibi poz verip , gelen telefonlara ' bak evin var mı , yoksa evlenmem' diye kurbanlık koç pazarlığı yapanlar midemi bulandırıyor.
ulan siz evlenseniz ne olur ,evlenmeseniz ne olur diye ardından da sövedüklerim de cabası.
nerde o eski günler muhabbetinden iğreniyorum ama ömür boyu beraberliklerin temeli bu değil be!
sadece cinsel tatminleriniz ise adresi belli.
madem bu kadar tepkilisin ama denk geldiği zaman açıp seyrediyorsun demek doğaldır ;
sadece küfür edebilmek için.
